avatar

Her Sofra da Mutlaka Bulunması Gereken Gıdalar !

25/10/2008

 

ARMUT: Fosfor, kalsiyum ve potasyum açısından zengin bir gıdadır. Kalp kaslarının düzenli çalışmasını sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posa açısından zenginliği nedeniyle, bağırsakları çalıştırır.

KARNABAHAR: Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede son derece faydalıdır.

PIRASA: Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.

NAR: C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.

KEREVİZ: A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı etkisi vardır.

ISPANAK: B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır.

MANDALİNA: C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.

AYVA: A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korur. Cilde faydalıdır.

ELMA: C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü bir etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.

LAHANA: Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.

PAZI: A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle, kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.

GREYFURT: Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine de faydası vardır.

MUZ: B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.

Ispanak, çikolata, çay ya da nar... Hemen herkesin belli sıklıklarla tükettiği bu gıdalar, insan sağlığı üzerinde sihirli değnek etkisi yaratıyor. Prof. Dr. Metin Özata, her sofrada mutlaka bulunması gereken süper gıdaları ve başlıca yararlarını açıkladı.

Beslenme şekli ve neler tükettiği insanın sağlık durumu üzerinde oldukça etkili oluyor. Kimi yiyecek ve içecekler, vücuda ilaçlardan bile daha fazla yarar sağlıyor. Prof. Dr. Metin Özata 'Vitamin Mineral ve Bitkisel Ürün Rehberi' adlı kitabında her sofrada mutlaka bulunması gereken bu süper gıdaları ve bunların nasıl tüketilmesi gerektiğini açıklıyor:

Süt yerine brokoli

Brokoli vücudu kanserden korur ve karaciğeri destekler. Kemik erimesine engel olur. Kalsiyum, manganez, potasyum, magnezyum ve fosfor içerir. Günde bir su bardağı ölçüsünde brokoliyi çiğ ya da pişmiş olarak yiyebilirsiniz. Süt içemiyorsanız kalsiyum ihtiyacınızı brokoli ile karşılayın. Brokoli, vejeteryanlar için bir demir kaynağı, sigara tiryakileri için de en iyi dosttur. Brokoli alırken taze, koyu renkli, sıkı ve sık çiçekli olanlarını seçin.

Nar kanser ilacı

Nar, kan basıncını düşürüyor, LDL kolesterolünün önünü keserek damar sertliği riskini azaltıyor, prostat kanserini yavaşlatıyor, meme, bağırsak ve akciğer kanserlerinde hücre büyümesine engel oluyor. Bütün bunları narın içindeki antioksidan yapıyor. Nar ekstresi, cildi ultraviyole ışığının hasarından koruyor ve yaraları hızla iyileştiriyor. Nar suyunun antioksidan gücü, kırmızı şarapla yeşil çayın üç katına eşit. En iyi meyve suyu; şişe dibinde tortu bırakandır. Bu yüzden içmeden şişeyi çalkalayın.

Böğürtlenle genç kalın

Böğürtlen, idrar yolu iltihaplarının tedavisi için 1929'dan beri kullanılıyor. Şeker hastası bayanların da böğürtlen yemelerinde yarar var. Böğürtlen, ahududu, yabanmersini ve çilek dörtlüsü; kalp hastalığına, ülsere ve gastrite iyi geliyor. Kanser ve yaşlanmayı yavaşlatıp, gözleri güçlendiriyor.

Sarmısak dinç kılar

Sarmısak yalnızca tansiyon düşürücü özelliğe sahip değil, sık sık sarmısak yiyenlerin mide kanseri ve ülsere daha az yakalandığı tıbbi raporlarla kanıtlandı. Kokusu dışında hiçbir yan etkisi bulunmayan sarımsak, kandaki kolesterolü yüzde 4-6 düşürüyor. Son bilimsel çalışmalar, sarmısağın yorgunluğa iyi geldiğini, fiziki kapasiteyi artırdığını, tümör metastazına karşı etkili olduğunu gösteriyor. Kanser hastalarına özellikle öneriliyor.

Göz için yabanmersini

Yabanmersini, kan şekerini düşürür. Sahip olduğu asit; meme, prostat ve ağız kanserlerinde hücreleri öldürür. Kabızlık, ishal ve idrar yolu enfeksiyonlarına iyi gelir. Ayrıca yaşlılık ve vücuttaki sarkmalara karşı koruyucu etki gösterir. Sadece bir porsiyonu, 5 porsiyon havuç, elma, brokoli ve balkabağı kadar antioksidana sahiptir. Yabanmersininden her gün yiyebilirsiniz. Mavi-mor rengi ne kadar koyu olursa, pigmentinin faydalı etkisi o kadar fazlalaşır. Bu meyve aynı zamanda göz yorgunluğunu da giderir.

Çikolata kalbe faydalı

Çikolata içerdiği antioksidanlar sayesinde kötü kolesterolün damar sertliği yapmasını engeller. Eğer çikolata yiyecekseniz; 'bitter' olanları tercih edin. Kalp için en faydalı olanlar onlardır.

Ispanağa dikkat!

Ispanağı, haftada birkaç gün bir su bardağı ölçüsünde pişmiş ya da çiğ olarak yiyebilirsiniz. Ispanak kansere iyi geliyor. İçindeki betain ve homosistein, kalp hastalığı riskini azaltıyor. Ancak ülser ve gastrit şikayetlerini artırıyor. Ürik asit yüksekse, ıspanak az yenilmeli. Turuncu renkli dolmalık biber ve marul da, ıspanağa benzer besin maddeleri içerir. Ispanağın içerdiği lutein maddesini eksik alan kişilerde sarı nokta hastalığı ve katarakta daha sık rastlanmaktadır.

Üzüm alerjiye iyi gelir

Üzüm suyundaki antioksidan, kandaki pıhtılaşmayı azaltarak kalp krizini önler. C vitamininin etkisini artırır. C vitamininden 20-40 kat daha fazla antioksidan etkiye sahip olan çekirdeği yaşlanma hızını azaltır, varis, cilt kırışıklığı ve alerjiye iyi gelir. Üzümü mutlaka çekirdekleriyle yiyin.

Yoğurt bağışıklık sistemine güç katar

Yoğurt, bağışıklık sistemini güçlendirir, bağırsakları düzenler. Vücudu kanserden koruduğu gibi; alerji, egzama, kolesterol ve ishale de iyi gelir. İçine D vitamini katıldığında, daha da yararlı bir hale gelir. Yoğurdu yağsız olmak şartıyla, günde iki su bardağı ölçüsünde yiyebilirsiniz. Yoğurdun boyalı olanlarını değil, sadelerini tercih etmeye özen gösterin.

Kefir içen kendini çok iyi hissediyor

Kefir, düzenli kullanıldığında kendinizi iyi hissetmenize neden olur. Nar ve diğer saf meyve sularına katarak içebileceğiniz kefir; bağırsak sistemini güçlendirir, sindirimi düzenler, tümör gelişimini önler, ülser yapıcı bakterileri yok eder. Antibiyotik ve antifungal özelliği de vardır. Sütü, içindeki laktozdan dolayı sindiremeyenler kefiri rahatlıkla içebilir.
avatar

Hangi gözlük size göre?

8/10/2008

    
         Gözlük alışverişinizi kolaylaştırmak ve zamandan kazanmak için moda olan hangi model gözlüklerin yüzünüze uygun olduğunu öğrenmeniz gerekiyor.

      Bu yıl çok büyük, maske şeklinde gözlükler moda. Bunlar yüzü tamamen kaplıyor. Birçoğu Swarovski kristallerle süslü, kristalsiz bulursanız şanslısınız. Saplarda ve gözlükle sapların birleşme noktalarında bol bol parlak taşlar kullanılmış. Moda renkler dore ve lame. Prada, Dolce & Gabbana, Burberry, Vogue markalarında bu renkler yoğun şekilde kullanılmış. Kahverengi, siyah veya çift  renkli ya da leopar desenli gözlükler de  dikkat çekiyor.
Kemik gözlüklerde yuvarlak formlar, kahverengi, siyah ve bej renkleri ağırlıkta. Ray Ban Wayfarer hızlı bir dönüş yaptı; birçok ünlü yüzünden eksik etmiyor. Yazın trendi renklerine ise pembe, kırmızı ve mor eklendi.

Yuvarlak yüzlüler
Yuvarlak yüzlü kişilerin seçeceği güneş gözlükleri yüzü olduğundan uzun ve ince göstermelidir. Yapmanız gereken, yüzünüzün en geniş kısmıyla eşit veya daha fazla genişlikte gözlükleri tercih etmek. Yüzünüzün yuvarlaklığını azaltacak yumuşak, köşeli ve dikdörtgen çerçeveli gözlükler size göre.

 Uzun yüzlülerEğer yüzünüz uzunsa, küçük ya da dar, kare şeklinde gözlüklerden uzak durmalısınız. Geniş çerçeveler yüzün uzunluğunu kırdığı için dar çerçeveli gözlüklerden çok daha idealdir. Kare çerçeveli gözlükler sadece yüzün köşeli hatlarını belirginleştirir.

Oval yüzlüler
Yüzünüzün şekli ovalse şanslısınız, size hemen her tarz gözlük yakışır. Bu yüz şekli dengeli kabul edilir çünkü oval yüzde elmacık kemikleri genellikle çıkık olur. Yüzün kenarlarını kaplayan modeller de bu yüz tipine yakışır.

Üçgen yüzlüler
Üçgen yüzlülerin çenesi dar, alnı geniştir. Gözlerin olduğu bölgeye vurgu yaparak yüzün alt kısmını yumuşatın. Kedi gözü şeklinde çerçeveler yanlara doğru kıvrılmalı ve çeneyi dengeleyecek genişlikte olmalı.

Kare yüzlüler

Bu yüzde güçlü çene yapısı, geniş alın ve geniş elmacık kemikleri dikkat çeker. Köşeleri yumuşak, yuvarlak tarzda (kedi gözü şeklinde olabilir) gözlüklerle yumuşatabilirsiniz. Klasik oval çerçeveli gözlüklerde kare yüzlülerde iyi durur.

Açık tenliler
Hafif çerçeveleri veya gül ya da kehribar gibi renklerde olanlarını tercih edin. Şeffaf, mavi veya yeşil renkli çerçeveler yanaklara renk verir.

Koyu tenliler

Esmer ciltli ve koyu renk saçlı insanlara dore, lame veya şeffaf çerçeveli gözlükler çok yakışır. Siyah çerçeveler ise fazla ağır   kaçabilir. 
alıntı:milliyet.com.tr
avatar

Diyet yapacaklara 30 ipucu

25/9/2008



Diyet yapacaklara 30 ipucu

Diyetisyen Dilara Koçak, Amerikalı uzmanlar tarafından hazırlanmış 100 maddelik diyet listesini inceledi ve Türk mutfağına uyarlayarak 30 öneri haline getirdi. İşte Koçak'ın Milliyet'te yer alan yazısı...

Sağlık ile ilgili haberler içinde en çok ilgi çeken konunun ''zayıflama ve diyet '' olduğunu söylersem abartmış olmam diye düşünüyorum. Bu durum sadece Türkiye için değil obeziteyle mücadele eden birçok Avrupa ülkesi ve Amerika için de geçerli. Bu konuda her ülkenin beslenme ve diyet uzmanları ile ilgili dernekler bir çok çalışma yapıyorlar. Uluslararası araştırmalar ve sonuçlar ortak platformlar ile paylaşılıyor. Bugün size bunlardan birini hazırladım.

Bu liste, Amerikan Diyetisyenler Derneği’nin önde gelen uzmanları tarafından birçok kişinin ortak problemi ve başarısı göz önünde bulundurularak hazırlanmış 100 maddelik bir listeydi. Ama ben sizin için inceleyip Türk mutfağı ve yaşam şekli ile bizim alışkanlıklarımıza göre en uygun 30 öneri haline getirdim.

1.Her öğün en azından iki porsiyon meyve ya da sebze yiyin, hedefiniz 5-9 prosiyona çıkmak olsun.

2.Yemek porsiyonlarınızı kesinlikle büyütmeyin, tabii giysi bedeninizin de büyümesini istemiyorsanız. Ufak tabaklarda yemeyi deneyin.

3.Yemek yeme zamanınızı belirleyin, bu konuda düşüncesizlik etmeyin, geçiştirmeyin, ertelemeyin.

4.Güne büyük bir kahvaltıyla başlayın. Bu, gün boyunca daha az kalori tüketmenize yardımcı olur. Kahvaltıyı atlamayın.

5.Öğlen ve akşam yemeklerinde tabağınızdaki yiyeceklerin yarısının sebze olmasına dikkat edin veya salata ekleyin.

6.Dışarıda yemek yerken eğer tatlı sipariş edecekseniz mutlaka biriyle paylaşın.

7.Ne yediğinizi görün. Bir sandviç paketi ya da torbanın içinden yemektense yiyecekleri bir tabağa koyun ve her lokmanın tadına varın, geçiştirmeyin.

8.Önce tabağınızdaki düşük kalorili yiyecekleri yiyin, yedikçe daha yüksek kalorili olanlara geçin. Salata, sebze ve çorba ile başlamak iyi seçimdir.

9.Tam yağlı süt yerine yüzde 1 yağlı süte geçin tadını beğenmezseniz yüzde 50 yağlı sütle kademeli geçiş yapın.

10.Çiğnediğiniz yiyeceklerden kalori almayı tercih edin. Meyve suyu yerine taze meyve yiyin, daha uzun süre tok tutar ve kan şekerinizi hızlı yükseltmez.

11.Bir yiyecek günlüğü tutun. Gerçekten şaşırtıcı biçimde çok işe yarıyor kendinizin polisi olun.

12.Çinlilerin dediği gibi: ''Mideniz yüzde 80 dolana kadar yiyin.'' Veya Türk atasözü ''az yiyen melek çok yiyen helak olur'' sözünü hatırlayın.

13.Mayonez yerine hardal kullanın veya diyet ketçap tercih edin. Yoğurtla kendiniz soslar yaratın.

14.Daha fazla çorba için. Kremasız olanları hem doyurucudur, hem de daha düşük kalorilidir.

15.Oturarak yemek yiyin, ayakta atıştırmayın.
16.Meyve suyundan vazgeçemiyorsanız daha az kalori almak için sulandırın, maden suyu ekleyin.

17.Alkol tüketiminizi hafta sonları ile sınırlandırın, düşük alkollü içkileri tercih edin.

18.Sebzeden gerçekten nefret mi ediyorsunuz? Rahatlayın. Eğer meyve ve salata seviyorsanız, bunları yiyin; onlar da sebzeler kadar sağlıklıdır.

19.Akşam evde sebze yapmaya vaktiniz yoksa en sevdiğiniz yedi donmuş sebze çeşidini alın. Herhangi bir kombinasyon oluşturun, mikrodalgaya koyun ve en sevdiğiniz düşük yağlı sos ile tatlandırın.

20.Kendi kendinizi motive edin ve içinizden şöyle tekrar edin: ''Bu iştah kabarmaları ile başa çıkacağım. Eğer dikkatimi başka bir yöne verirsem 10 dakika içinde iştahım ortadan kalkacaktır.''

21.Kendinize yapacağınız en büyük kötülük öğün atlamak. Sağlıklı beslenen çoğu kişi gündüzleri diyet, geceleri ise yemek ziyafeti yapar ve sabah pişman olur.

22.Yağlı yiyecekler ile arkadaşlık etmeyin çok kısa zamanda kolaylıkla 600 kalori değerinde tuzlu fıstık veya cips tüketebilisiniz.

23.Kuruyemiş sağlıklıdır ama kaseler dolusu yediğiniz zaman değil. Tane tane tüketin.

24.Tatlı yemek istediğinizde yağsız süt, donmuş meyveyle kendinize sağlıklı ve lezzetli içecekler hazırlayabilirsiniz.

25.Fast food tüketmek istediğinizde en küçük boy burger (mayonezli değil, ketçap ve hardal ile) tercih edin ve kalorisiz bir içecek alın. Eve gelince de bir elma ya da küçük boy bir muz tüketin.

26.Eve gelince arkadaşınıza hızlı bir şeyler hazırlamak isterseniz yarı pişirilmiş donmuş tavuğu mikrodalgada pişirmek ve üzerine parmesan peyniri serpilmiş donmuş brokoli iyi bir çözüm olabilir.

27.Sebzelerle çırpılmış ve yapışmaz tavada pişirilmiş yumurta da akşam yemeği için iyi seçimdir. Kolesterolünüz varsa 1 sarı 2-3 adet yumurta beyazı kullanın.

28.Hızlı ve doyurucu bir ara öğün için doğranmış meyvelerden salata yapın ve üzerine yoğurt ekleyin.

29.Herhangi bir partiye gitmeden önce kendinize küçük bir öğün hazırlayın, çok aç gitmeyin.

30.Alışverişe başlamadan önce alışveriş merkezinde üç tur atın.

alıntı:sonsayfa.com

avatar

Öğrenciye günlük süt devri geri geliyor

25/9/2008


Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Uysal, eğitim öğretim yılının başlamasıyla yeniden gündeme gelen okul sütü projesine gereken ilginin gösterilmemesinden yakındı. 

Harun Uysal, "Okul sütü projesiyle hem sağlıklı bir nesil kazanacağız hem de ileriki yıllarda görülmesi muhtemel hastalıkların önüne geçmiş olacağız. Özellikle kadınlarda ileri yaşlarda, az süt içilmesinden kaynaklanan kemik erimesi gibi hastalıklar önlenerek, bu alanda yapılan sağlık harcamaları da azaltılmış olur." dedi.

Genç yaşlarda görülecek hastalıkların ülkenin sosyal ve ekonomik gelişmesini etkileyeceğini ifade eden Prof. Dr. Uysal, "Beslenme ve sağlık sözkonusu olduğunda çocuklar, toplumun birinci derecede duyarlı grubunu oluşturmaktadır. Çocuklar beslenmeleri, sağlıklı olmaları ve eğitilmeleri birbirini tamamlar şekilde sağlanabilirse, ülkelerin güvenilir, mutlu ve güçlü yarınları olabilir. Bu sebeple okul sütü programlarıyla daha fazla ve güvenli süt içilmesi gerekir." şeklinde konuştu. 

15 milyon öğrencinin dersbaşı yaptığı 2008-2009 eğitim öğretim yılında hâlâ okul sütü programının gündeme gelmemesinin acı verici olduğunu vurgulayan Uysal, "İran'da bile öğrencilere günlük süt dağıtılırken ülkemizde bu yönde bir çalışma yok. Okul sütü projesini valilikler, il özel idareleri, yerel yönetimler, okul aile birlikleri ve üretici birlikleri beraberce hayata geçirebilir." diye konuştu.

Prof. Dr. Harun Uysal, okul sütünün çocuklara faydalarını şöyle sıraladı: "Çocuklar son derse kadar gerekli olan enerji ve sıvıyı depolayamaz. Teneffüslerde verilen süt, bu eksikliği giderir. Çocukların önemli bir kısmı, günlük yiyecekleriyle gereken miktarda mineral maddeleri ve vitaminleri alamaz. Günlük besinlerle ancak yüzde 60-70'i alınır, geri kalanı sütle sağlanır. Çocuklara daha çok içirerek, doğru beslenme kalıplarının gelişmesi sağlanır. Çocuklara süt içme alışkanlığı kazandırılır."
alıntı:sonsayfa.com